Internet Virüslerine Karşı PR Aşısı
Haziran 25th, 2009Pek çok marka, özellikle de global markalar hakkında internette sıklıkla asparagas haberler dolanıp duruyor. Bu haberler doğru ya da yanlış, tüketicilerin o markalara yönelik yaklasımlannı ciddi şekilde değiştiriyor. Peki, internette dolaşan bu bilgi virüslerine karşı yapılacak PR çalışmaları, markalar için bir bağışıklık sistemine dönüştürülebilir mi?
IŞIL Arıdağ, Ünite İletişim Genel Müdürü:
Ünite İletişim olarak, güçlü fakat sınırları belirsiz yepyeni bir mecra olan interneti, sorumlu olduğumuz markaların iletişim stratejileri çerçevesinde, akılcı ve yaratıcı yollarla kullanmaya özen gösteriyoruz. Viral iletişimin, pozitif ya da negatif, asla yadsınamayacak büyük bir gücü var. Aynı zamanda internet kullanıcısı da olan hedef kitleyi aktive etmek, WOM değeri yaratmak için çok değerli bir mecra olan internet, hızlı tüketim ürünleri ve özellikle gıda markaları için kimi zaman büyük bir tehdit oluşturabiliyor. İnternette kontrolsüz olarak yayılan asılsız ‘şehir efsaneleri’ ile çok sık karşılaşıyoruz.
Bilinçli olarak başlatılan veya bazen bilinçsiz bir ortamda yeşeren viral saldırılar; güvenilir bilgiye dayanmadan ve asla yok olmaksızın yayılarak, marka değerini büyük ölçüde zarara uğratabiliyor.
Bu tip durumlarda başlıca stratejimiz, sürekli ve profesyonel ınternet takibi ile enfekte olmuş yerleri anında tespit etmek, bu bölgelere doğru bilgiler ışığında aydınlatıcı ve reaktif bir iletişim yapmak. Bu iletişim, doğal olarak internet jargonuna uyarlanmış bir dil kullanımı ile gerçekleştiriliyor. Ayrıca, internette yalan ve yanlış bilgiyi yaymak, üretmek kadar suç teşkil ettiğinden; sorgusuz sualsiz, biraz da sorumsuzca negatif mesajları yayan ‘forvvardcılar’a yasal yükümlülüklerini hatırlatmak büyük önem taşıyor. Gerektiği takdirde yasal sürecin kararlılıkla başlatılması da aksiyonlarımızdan biri oluyor.
Eş zamanlı olarak, bütünleşik iletişim yaklaşımımız doğrultusunda, proaktif olarak, ilgili portallara, kamuoyunu etkileyen sosyal ağ yazarlarına ulaşmak, toplumda farkındalık yaratacak internet tabanlı projeler geliştirmek, mutlaka önerdiğimiz ve markanın itibarını olumlu olarak etkileyecek aksiyonlardan birkaçı. İnternet platformunda problemlere anında çözüm getirebilme amacıyla hareket ediyor, markalar için sınırsız tehdit ya da fırsat içeren bu alanda güvenilir adımlarla ilerliyoruz.
BANU AKARSU, Caretta İletişim Genel Koordinatörü:
İnternet sayesinde bilgiye ve habere ulaşım an meselesi. Bu kadar kolay ulaşım, yanında ‘kötü’ kullanımı da getirebiliyor. Kontrolü mümkün olmayan çok geniş bir mecra olduğu için internetten yayılan asparagas haberler nedeniyle bir ‘bilgi kirliliği’ ortamı söz konusu. Fakir-zengin, eğitimli-eğitimsiz ayrımı olmaksızın hemen herkes asparagas haberlere inanabiliyor.
Halkla ilişkiler şirketlerine burada düşen en önemli görev ‘bilgi doğrulanması’ konusunda çalışmaları. Yani kirli bilgiyi doğru bilgiye dönüştürecek iletişim noktalarını oluşturarak, bu bilgilere maruz kalan tüketiciyle aynı frekansta temas kurabilmeleri. Çünkü zincir e-postalar ya da internet asparagaslarında, kaynağı
ve adresi belli olmayan bir provokatör ile karşı karşıyasınız. Şirketlere düşen ilk görev de şeffaflık. Gıda üreticisi iseniz, dünyada çok sık kullanılan yöntemlerden biri fabrika gezileri organize etmek. Halen dünyada turizm şirketleri tarafından pazarlanan fabrika gezileri bile mevcut.
Bu tür saldırılara şirket düzeyinde değil, sektör düzeyinde refleks geliştirebilmek her şeyden önemli. Örneğin Gıda Güvenliği Derneği ‘Güvenli Gıda, Sağlıklı Türkiye’ hedefine ulaşmak amacıyla gıdayla ilgili yanlış bilgilendirmelere karşı kapsamlı bir hareket başlattı: Ülkemizin en saygın üniversitelerinde görev yapan bilim insanlarımızdan oluşan ‘Danışma Kurulu’nun da verdiği destekle web sitelerini güçlendirdiler ve yeni bir çağrı merkezi kurdular; tüketiciyi doğru bilgilendirme adına yoğun şekilde çalışıyorlar.
Gıda Güvenliği Derneği’nin GfK Türkiye’ye yaptırdığı Türkiye’de Gıda Güvenliği Bilgi Düzeyi Araştırması’na katılan tüketicilerin yüzde 51′inin “İnternetten edindiğim bilgiler ürünleri satın almamda etkilidir” ifadesi, internetin tüketici eğilim ve davranışlarını ne denli etkilediğinin bir göstergesi. Araştırmaya göre internetteki asparagas haberleri duyar duymaz, sürekli aldıkları bir gıda maddesini tüketmekten vazgeçenlerin oranı yüzde 58. Tüm bunlar mücadelenin her platformdan proaktif ve ‘doğru bilgilendirme’ yapılarak çözüm üretilmesi gerektiğini gösteriyor. Gerçek çözüm internette, bilginin, içeriğin belli bir otorite tarafından onaylanmış, yetkilendirilmiş siteler kanalıyla verildiği yeni bir katman yaratmak. Bu, bugün hayal ediliyor ama yarın mümkün olacak.

